M. Kübra's profileHAYAT: RABBİMİZİN BİZE V...PhotosBlogListsMore Tools Help

HAYAT: RABBİMİZİN BİZE VERDİĞİ BİR TUTAM NEFES

BEN VATANIMIM BEKÇİSİYİM DİNİMİN EN GÜZEL ÖRNEĞİ GÖNLÜMDE ATALARIMIN EDASI BAŞIMDA EŞARBIM ELİMDE KUTANIM BEN ANNEMİM GÖZ YAŞINDA SAKLIYIM........................ MEDENİYET DEDİĞİN EĞER AÇMAKSA BEDENİ DIŞARDAKİ KÖPEK SİZDEN DAHA MEDENİ

M. Kübra Yıldırım

Location

Custom HTML

 
Grunge Angel Generator at bigoo.ws MEDENİYET DEDİĞİN EĞER AÇMAKSA BEDENİ DIŞARDAKİ KÖPEK SİZDEN DAHA MEDENİ...

Custom HTML

 
-

Feed

The owner hasn't specified a feed for this module yet.

Feed

The owner hasn't specified a feed for this module yet.

Windows Media Player

by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
More...
No list items have been added yet.

Custom HTML

 

Custom HTML

 

Custom HTML

 

Custom HTML

 
Photo Frame Maker
''O''AN  
Photo 1 of 38

Custom HTML

Custom HTML

No content has been added yet.
November 03

ßOY]{0'][' VA]{']['İ

 

         MÜSLÜMAN  KARDEŞİM      

      Tamam anlıyorum...Müslüman şirketlerin ürettikleri siyonistlerinkilerle kıyaslayınca kalite yönünden daha az kaliteli ...Ariel daha iyi temizliyor, Adidas daha dayanıklı ve kaliteli... Ama sonuçta o  işinizi halletmiyor mu...!? Yani sizin işinizi zaten gören ve -istediğiniz kalitede olmasa da - amacınızı gerçekleştiren Müslüman şirketlerin  ürünlerini almak varken  sadece  " daha ..."   - McDonald's ın dondurması daha tatlı, Coca Cola daha asitli ...-  diye , yani işinizi gören varken, sadece siz biraz daha zevk alacaksınız, azıcık daha gayret göstermeniz gerekecek  diye " Başka Müslüman ülkelerde Öldürülen kardeşlerimizin mermi parasını neden siz  ödeyesiniz ki...!

   Ahirette sadece" işimi gören vardı  ama o biraz daha kaliteli idi "  diyerek bu İslam düşmanlarını desteklemekten doğan vebalden  kurtulabileceğinizi mi savunuyorsunuz... Sizin  sadece  " azıcık daha zevk-kaliteniz  "uğruna    destek  verdiğiniz İslam düşmanlarının döktüğü kanların hesabı Ahirette karşınıza, karşımıza çıkacaktır, unutmayalım...

                                                                              

  COLA ÖLDÜRÜR!

IRAK'ta çocuk ölülerinin sayısı
savaşın ilk bir kaç ayında
27 bin 760
ve gün her KAKA COLA ile bu sayı artmakta!

YOKSUL NİJERYALI YERLİLER
PETROL BİZİMDİR DEDİĞİ İÇİN
SHELL EMPERYALİZMİ TARAFINDAN
KIYIMA UĞRAMIŞTI
UNUTMA !
(350.000 ölü)

Kefenin altındaki Filistinli bir kız çocuğu.Ölmeden önce çok güzeldi sanırım.Ama senin yaptığın gibi LOREAL kullanmadığına eminim.         
 
BUNUN SORUMLUSU SİZSİNİZ..! HALA İSRAİL MALI MI KULLANIYORSUNUZ..? ONUN NE SUÇU VARDI?
 
SEN LIKIR LIKIR COCA COLA İÇERKEN İSRAİL TIKIR TIKIR ÇOCUKLARI KATLEDİYOR?
BELKİ 1 COLA AZ İÇERSENİZ 1 ÇOÇUK AZ ÖLÜR... 
 
ALDIĞIN HER MARLBORO DA İSRAİLE 4 KURŞUN PARASI VERİYORSUN ONUNLA NE Mİ OLUYOR??
 
ŞU RESME DİKKATLİ BAKARSAN GÖRÜRSÜN....!
 
İşte İSRAİL ASKERLERİNİN VAHŞİ EĞLENCESİ!!!!
 

 
 
 
'(Ha israil ha abd birbirinin dostu) malları Müslümana HARAM'dır!!' Prof. Dr. Vehbi ZUHAYLİ
 
  Görüntüyü miden kaldırıyor mu? Sen sadece izliyosun birde babasını, annesini düşün! Ama boşver senin çocugun DİSNEY'in ne oldugunu bilsin bu sana yeter!

'Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onların birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost edinirse şüphe yok ki, o da onlardandır. Muhakkak ki Allah o zalimleri hidayete, doğru yola iletmez.' (Mâide Sûresi, 5:51)
 
İSRAİL MALLARINDAN SADECE BİRKAÇI
 
TÜRKİYE'nin artık ABD ve İSRAİL'e ve de bilimum sömürgeci medeniyet timsali AVRUPALILARIN istediklerini yapmaya mecbur olmasını istemiyormusun!?

TÜRKİYE'nin artık  MÜSLÜMAN TÜRKLERİN olmasını mı istiyosun?

PKK'ya destek veren ABD, İSRAİL ve  AVRUPA ÜLKELERİNE bir ders vermek mi istiyorsun!?

AFRİKA'daki aç insanlara destek olmak mı istiyosun!?

Yıllarca sömürülmüş hala da sömürülen ÜLKELERE destek mi olmak istiyosun?
KUSURA BAKMA SEN BUNLARI İSTEMİYOSUN! AŞAĞIDAKİ  BİR MESULÜ DE SENSİN! SEN YUKARIDAKİLERİN ÜRÜNLERİ KULLANDIĞIN MÜDDETÇE DE BU ADAMLAR SENİN KARDEŞLERİNİ KATLETMEYE DEVAM EDECEK... 
 
             PEPSİ içerken bunu düşündügünü hiç sanmıyorum?   Bu görüntünün nedeni içtigin her COCA COLA yudumu!!?
Ey Müslümanlar siz Amerikan ve Yahudi mallarını aldıkça bu vahşet bitmeyecektir.
 
 
UNUTMAYALIM Kİ YAHUDİ MALLARI KULLANANLAR BİZE ATILAN KURŞUNA DESTEK VERİR....
SADECE EĞLENMEK İÇİN YAŞAMAYIN ONLARIN EĞLENMEYE HAKKI YOKMUYDU?????
Size söylüyorum ey Mc DONALDS düşkünleri...
 
Siz her acıktığınızda Mc DONALDS'dasınız nasılsa.
 
Ve hamburgerleri yerken bunları aklına bile getirmedigine eminim?


Bu yavrunun suçu neydi acaba senin içtiğin her Coca Cola yudumu olmasın??

Evi yıkıldıgı için ağıt yakıyo sanırım. Acaba yeni eşyalarını nerden alcak? Sahi sen evinin eşyalarını CARREFOUR'dan almıştın demi?
 
BU ÜRÜNLERİ KULLANDIGIN MÜDDETÇE ZULÜM DEVAM EDECEK VE SENİN BUNU KINAMAYA HİÇ BİR HAKKIN OLMAYACAK!!!
 
SAVAŞA HAYIR DEMEYE HİÇ BİR HAKKIN OLMAYACAK!!! YETER ARTIK SUÇSUZ İNSANLAR ÖLÜYE DEMEYE HİÇ BİR HAKKIN OLMAYACAK!!!
 
ELİNDE COLA BARDAĞIYLA HABERLERİ İZLERKEN GÖRDÜKLERİNE 'BRAVO BANA..COCA COLA İÇTİM, PEPSI İÇTİM, ARIEL KULLANDIM, SABAH NESCAFEMİ İÇTİM, CARREFOUR'DAN ALISVERİŞ YAPTIM, MAGGI ÜRÜNLERİNİ SOFRAMDAN EKSİK ETMEDİM..........VS VS..VE NETİCEDE BUNLARIN OLMASINI SAĞLADIM...YAŞASIN İSRAİL...YAŞASIN ABD...YAŞASIN AVRUPA ÜLKELERİ..YAŞASIN RUS ÜRÜNLERİ......YAŞASIN EMPERYALİZM.....KAHROLSUN FİLİSTİN...KAHROLSUN LÜBNAN.....MASUM İNSANLARA ÖLÜM....' DEMEK TEK HAKKIN OLACAK....ÇÜNKÜ BUNLARIN SEBEBİ BU ÜRÜNLERE PARA ÖDEDİĞİN MÜDDETÇE SENSİN!!!!


Bu çocukları kardeşinin yerine koyabilirmisin. Misket oynaması gerekirken tank taşlıyor. Ama sen çocuğuna yabancı marka oyuncak almaya devam et. TOYSRUS mağazalarından veya K MART tan olabilir mesela. Aklına şu gelebilir 'buda mı parayı İSRAİL'e yolluyo?'... Vergi vermesi kafi değil mi?
 
BUNU YAPAN TAŞERON PKK, İSRAİL VE ABD MALLARINI ALARAK ONLARA YARDIM YAP, ONLARDA TAŞERON PKK'YA YARDIM EDİP BEBEKLER ÇOCUKLAR ÖLSÜN NE KADAR BASİT DEĞİL Mİ SENİN İÇİN?
 
SENDE ELİNDE COCA COLA'YLA OLAN BİTENİ İZLE
BELKİ O BİR BABAYDI YAŞASAYDI AÇ COCUKLARIN KARNINI DOYURMAK İÇİN EMİN OL... 
 
 

 
ORADA YATAN SENİN ABLAN OLSAYDI?
 
EY MÜSLÜMAN...! 
DEĞERİNİ BİL... KENDİNİ KÜÇÜLTME... BENİM BOYKOT ETMEMLE NE OLUR DEME SAKIN HAA......!
 
 
Ve unutma ki; BUNUN HESABINI ÖBÜR ALEMDE VERECEKSİN.
Ve unutma ki; SIRA SANA DA GELEBİLİR...
 

Aklımızı başımıza toplayalım... Ümitsizlik etmeyelim... Umutsuzluk etmeyelim... Bizler inanan ve inançlı Müslümanlarız... çalıştıkça Allah verecek... Bizler çalışmıyoruz, gayri müslim çalışıyorda Allah ona veriyor... Uyanalım... Uyandıralım... Uyuma vakti değil...

PROTESTO

 Bizler Müslümanlarız... Muhammedîleriz...
Bizim kutsalımız namusumuzdur ve
Peygamberimiz bizim canımızdan daha  azizdir.
Yoluna canımız feda !
Onlar saldırdıkça, bizler O'nun sünnetlerine daha da sarılacağız...
BU BÖYLE BİLİNE !


          

GİYİM      GIDA     İÇECEK     TEMİZLİK     KOZMATİK VE BAKIM    TENOLOJİ  OTOMOBİL  SİGARA  AKARYAKIT   DİĞER

TİMMY HİLFİGER, NİKE, ADİDAS, VAKKO, POLO, BERK ÇORAP, PARİZYEN, MÜJDE, HUGO, CALVİN KLEİN, LEVİ'S, TİMBERLAND, ARMANİ

DANONE, MAGGİ, NESTLE, NESCAFE, NESQUİK, JACOBS, BANANA, MCDONALD'S, BURGER KİNG, KNORR, CALVE, KOMİLİ, BECEL, SIRMA, SANA, FİRST SAKIZ, FALIM SAKIZ, MİS, ELİTTEPE KAHVE,

COCA COLA, SPRİTE, FANTA, SCHWEPPES, TURKUAZ SU, CAPPY MEYVE SUYU, SENSU

PEDO,CAN BEBE, PRİMA, ORKİD, SİGNAL, İPANA, ALO, ARİEL, MİNTAX, VİM, OMO, CİF, YUMOŞ, RİNSO, LUX, HACI ŞAKİR, JOHNSON&JOHNSON, RİJOCE, PANTENE, BLENDAX, CLEAR, ORGANİCS, ELİDOR, DOVE SABUN, PALMOLİVE

MAC, REVLON, L'OREAL, CALVİ KLEİN, RALPH LAUREN, GİRGİO ARMANİ, ELİDA, WİCHY, GİLETTE

FOX, CNBC, CNBC-E, NATİONAL GEOGRAPHİC, CNN, POWER FM

IBM, INTEL, DELL, NOKİA, ICQ

 OPEL, FORD, MAZDA, VOLVO, CHEVROLET, PONTİAC, SAAB

PHİLLİPS MORRİS, PARLEMENT, MARLBORO

CARREFOUR, ALARKO, KİWİ, ASTEL BANT, CİTİBANK, KODAK, BP, SHELL, KENT

YALVARIYORUM ALMAYIN

FİLİSTİNİM BEN

Bagislayin beni!
Kenarlarinda renkli çiçekler olan mektup kagitlarina
yazmak isterdim.
Kelebek kanatlari boyamayi, kuslarin ötüsünü dinlemeyi,
hatta uçurtma uçurmayi ben de ögrenebilirdim.
Mektubumun kenarlarina renkli çiçekler çizemedim.
Kelebak kanatlarini boyamayi, kuslarin ötüsünü dinlemeyi,
uçurtma uçurmayi beceremedim.
Bagislayin beni!
Resim çizmeyi, çiçek boyamayi, kelebek kanatlarini
oksamayi sevmedigimden degil.
Ben, top atesleri,bomba gürültüleri arasinda dogdum.
Yasim 13.
Ninniler yerine, makinelilerin takirtilariyla büyüdüm.
Renklerden ilk önce kan kirmizisini tanidim.
Çiçeklerden önce ölülerin arasinda dolandim.
Kelebeklerle hiç saklambaç oynayamadim.
Üç yasimdayken en büyük abimi, sekizimdeyken ortancayi
kaybettim.
Babami ellerini baglayarak götürdüklerinde dokuzundaydim.
Gömdügümüzde onumda.
Ablam 15inde terk etti evi.
15 inde kizlar okula gider. 17sinde dantel örer. Çeyiz sandigi
düzer.
Bizim burada 15inde kizlar savasa gider.
Seçme hakki tanimaz Israil zorbasi.
Ya evinde oturup ölümü bekleyeceksin.Ha bugün, ha
yarin diye diye yasarken öleceksin ya da...
Ölümlerin atesinden sesleniyorum size duyuyormusunuz?
Filistin'im ben anliyor musunuz?
Ama yine de yasiyorum iste.
Çünkü kanli topraklarda büyürken yasamayi...
Çiçek boyamayi degilse de mezar taslarinda çiçek büyütmeyi...
Kelebek kovalamayi degil ama, tüfek tutmayi ögrendik.
Bu kadar nefret, bu kadar aci arasinda yasamayi...
Karanliklar arasindan günese bakmayi ögrendik.
Onun için kocaman ve karadir gözlerimiz.
Onun için hala simsicaktir, düsmana tas atarken nasirlasan
minik ellerimiz.
Sokak aralarinda mermi kovanlarindan oyuncak yaptik.
Patlamamis el bombalari topladik.
Mayinlarin üstünde sek sek oynadik.
Evimizi yiktilar dün. Mahallemizi yaktilar.
Mermi kovanlariyla misket oynarken üzerimize bombalar attilar.
Üç arkadasim can verdi.Üç küçük çocuk.
Bagislayin beni kurtaramadim!
Sarkmisti omzumdan asagi kanli kolum,uzatamadim.
Elim düstü yere, kolum çaresiz...
Kanlarimiz karisti birbirine.Iste orada kankardes olduk biz.
Gözlerim karardi önce.Basim döndü.
Ama uyumak istemiyorum.
Uyursam arkadaslarim bu dünyadan göçer diye korkuyorum.
Bagislayin beni!
Tutamadim kendimi.Yapistiramadim alnima açik dursunlar diye
gözbebeklerimi...
Yasim 13.
Burada çocuklar çocuk olmaz.
Bebeler bile yasamak için besikten siper yapar.
Çünkü Israil denilen zorbanin Amerikan bombalari, besikleri bile
mezar yapar.
Ölümlerin içinden büyüyorum.
MINICIK YÜREGIMLE ATESLERIN ARASINDAN ÖFKEYLE GELIYORUM.
DUDAKLARIMDAN DÖKÜLEN ÖZGÜRLÜK TÜRKÜLERINI DUYUYOR MUSUNUZ?

FILISTIN'IM BEN ANLIYOR MUSUNUZ?

. o bir anne..can çekişiyor ama yavrusunuda teselli ediyor üzülmesin diye..

 

yavru çaresiz.. tek teselli gözyaşları..

İmtihanların en zoru.. anne Rabbine gidiyor kanlar içinde..

annenin şehadet anı..

Lübnanda Anne Olmak...

Bağdatda Anne Olmak...  

October 26

¯¨´*·~-.¸¸,.-~*´¨§ïﮣë®î(v)¯¨´*·~-.¸¸,.-~*´¨

                                                        

 

 

Aynaya baktım bu sabah

Yorgun ve hayata yenik düşmüş gördüm kendimi

Usulca yaklaştım sanki kendimle yüzleşiyordum

Yaklaştıkça fark ettim yüzümdeki derin çizgileri

Acı bir tebessüm sardı çehremi o an

Uzun yıllar geçti kalbimi görmeyeli

Meğerse çok yaşlanmışım

Sevgisiz kalbime sevgi öğretmekle

                                      

                                             KÜBRA YILDIRIM

 

 

Ben vatanımın bekçisiyim

Dinimin en güzel örneğiyim

Şehit kanıyla bulanmış topraktan meydana geldim

Gönlümde atalarımın edası

Başımda eşarbım elimde kuranım

 

Ben annemin gözyaşında saklıyım

Mazlumun önde giden savaşçısıyım

Sultanımın emrinde aciz bir kulum

 

Ben Mehmetçikler diyarında gözlerimi açtım

Başı dik göğsünde Allah inancı kurşun işlemez

Hz Ömer misalidir bu vatanın şehidi

Biz böyle bir vatanın torunlarıyız

 

            NE MUTLU BİZE  

                                                          Kübra YILDIRIM

 

                                                                                         

İstanbul’da bir kız sana ağlamakta

Gözleri kandan kadeh

Dudaklarında tuzdan yumak

Çaresiz seni özlüyor ya rab

 

Kör karanlıkta sana gelmeye çalışan bir kız

Yolu kaybetmiş içinde bir korku endişe

Seni arıyor ya rab

 

Ayaz da bekleyen bir gül bir kız

Üşümüş titreyen bedeniyle seni istiyor ya rab

İçinde boşluk kör kuyular gibi karardıkça kararıyor

Yardım istiyor sessiz çığlıklarla

Duyan yok yardım eden yok senden başka kimse yok

Duy beni ya rab

 

                                                         KÜBRA YILDIRIM

 
                                               

                                                                                 Ben gökyüzünden düşen bir kar tanesiyim                              

                                                                                 Avuçların da eriyen akıp giden su damlası gibiyim

                                                                                 Sıcaklığınla buharlaştırdığın

                                                                                 Soğukluğunla dondurup parçaladığın biriyim

 

                                                                                 Ben duvardaki hüznün resmiyim

                                                                                 Kalabalığın içindeki sıradan sessiz biriyim

                                                                                 Hani

                                                                                 Bakıp da görmediğin son karenin içindeyim

 

 

                                                                                  Sen benim için bir şairin dizesindeki en önemli cümlesin

                                                                                  Olmasa olmazsızısın

                                                                                                                                                          KÜBRA YILDIRIM

 

                                                          

 

                                                                       Hasretinle yanıyor şimdi her yanım

                                                                       Bir damla sen diye yalvarıyorum

                                                                       Bir damla kan sızıyor gözlerimden

 

                                                                       Söz verdim kendime bu son demiştim oysa

                                                                       Akmıcaktı artık gözyaşlarım senin ardından

 

                                                                       Gitme gitme dur

                                                                       Dur bak bana bak da gör ne halde olduğuma

                                                                       Tut ellerimi beni bırakma

                                                                       Sensizlik yaramıyor bana

                                                                                                                      KÜBRA YILDIRIM

                                                                                      

                                                                                       Seninle her şey bir rüya gibiydi

                                                                                       Gözlerim buğuluydu sana bakarken

                                                                                       Sen gittin ben bu rüyadan uyandım

                                                                                       O AN

                                                                                       Garip bir hüzün çöktü yüreğime

                                                                                       Bedenim yığıldı yere

                                                                                       Yaşlar sel misali akıyor yüzüme

                                                                                       Buruk ve tuzlu hüzün bırakıyor dudağıma

 

                                                                                       İnan sensizliğe alışamıyorum

                                                                                       Ellerini gözlerini kokunu arıyorum

                                                                                       Sanki bana sesleniyorsun

                                                                                       Bakıyorum ardıma yoksun

                                                                                       Yoksun  orada

 

                                                                                       Seni işlemişler yârim yüreğime iğne oyasıyla

                                                                                       Değerlidir bilirsin el emeği göz nuru

                                                                                       Her ilmekte işlendin yüreğime

                                                                                       Yavaş yavaş girdin kalbime

 

                                                                                       Yaktığım bütün ışıklar

                                                                                       Kurduğum bütün hayaller

                                                                                       Sen gittiğin an tek tek söndü ardından

                                                                                                                                                  KÜBRA YILDIRIM

             

                                                                                             

 

                                  

  

                                  Gökyüzünde bir yıldız gördüm

                                  Yaşam ışığı sönüyordu sanki

                                  Karanlığa direnmeye çalışıyordu güçsüzlüğüyle

                                  O kadar aciz durumdaydı ki

                                  Yardım etmek istedim

                                  Sevgimle beslemek istedim

                                  Ama yapamadım çünkü o benmişim.

                                                                                                                                                               KÜBRA YILDIRIM

                                                                                                                                                        

 

                          Ruhumda ki boşluk gittikçe artıyor

                          Bazen bir damla yaşla başlıyor

                          Hüznüm, suskunluğum

                          Uçurumun kenarında son buluyor ağlayışım

                                                                 KÜBRA YILDIRIM

 

   

        

 

 

                           Kurumuş yaprak düştü avuçlarıma son baharda

                           Sararmış solmuş rüzgârın etkisiyle titriyordu sanki

                           Bir hiddetle atmaya çalışıyordu uzak diyarlara

                           İki avucumun arasına aldım sineme bastırdım

                           Yeşersin diye tutum onu kalbimin üstünde

                           Avuçlarıma baktığımda kırılmıştı geri gelmeyecekti bir daha

                           Rüzgâr savurmuştu onu yaşam kaynağından

                                                                                                                                                                        KÜBRA YILDIRIM

   EMEĞE SAYGI LÜTFEN

 

 

                                                           ŞAİR: KÜBRA YILDIRIM :)

                               

October 17

)V(€H)V(€']['Cİ]{ (Ş€HİTL€Rİ)V(İZ

 

MEHMETÇİK                                                                    - MEHMETÇİK -


Esaret zincirini kanlarla kıran Mehmet,                                    Atıldı Mehmetçik, büyüyü bozdu,   
Hürmetle eğilmede huzurunda bu millet,                                 Bir düşman süngüsüne, göğsünden
Kan verdin şu toprağa ebedi şan aldın sen.                              Bu şehadetle kayalar yarıldı sanki
Öldünde savaşlarda yaşatmak için yurdunu,                             Dipçik gürültüsünden.
Çoştunda savaşlarda azgın düşmanlar durdu.
Bütün dünya milleti o azgın düşmanlar ki,                                Soruyordu herkes birbirine:
                                                                                       " Parlayan şey bu mu?"                                          
Memleketi istila edeceklerdi sanki.                                           Muzaffer oluyordu bileklerimizde
Düşündüler mi onlar üç kıtanın fethini,                                      Tarihin ilk dipçik hücumu.
Düşündüler mi onlar şanlı tarihini.
Çoştun da bir zamanlar atlamıştın Tuna'yı,
Ezmiştin hasımları sarmıştın Viyana'yı.                                      Hayran oluyordu koca gökyüzü                            
Avrupa ortasında yıllarca at oynattın,                                       Göğüslerimizde büyüyen bahta
Dillere destan olan kahramanlar yarattın.                                  28 Mart günü bir Adsız-tepe'de
Saçtın oralarda binbir dehşetle korku,                                              Çeliğe karşı tahta.

Sinerek düşmanların Türk geliyor diyordu.

Unutulmuştu demek o istila günleri,
Tarihe nam saldığı Türk'ün şanlı günleri.
Hatırladın sen o şerefli anları,
Çanakkale önünde boğarak düşmanları.

Çarpışarak orada bulmak için hakkını,
Durdurdun imanınla,çoşup gelen akını.
Bir kere daha geçti şanlı tarihe ismin,
Sen bizim kalbimizde ölmez ve ebedisin.

 

iSTiKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır  rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

Mehmet Akif Ersoy

 

 

  

 

 

 

 Komando Olmak(gerçek bir şiir)
Olur ya bir çatışmada ölürsem
Arkamdan yas tutmayın
Bırakın toprağımda rahat içinde yatayım

Bedenimden komandomu çıkarmayın
Onlar benim gururumdur
Ölünce kefenim olacak

Başımdan mavi beremi çıkarmayın
O benim şanım şerefim olacak

Ayağımdan botlarımı çıkarmayın
Onlar nice yollar aşacak
Şehit olursam Sırat Köprüsü"nden geçecek

Elimden tüfeğimi almayın
O benim mezarıma sembol olacak

Yaramın kanını silmeyin
Ahirette hesabı sorulacak

Göğsümden kör kurşunu çıkarmayın
O benim madalyam olacak.

(Jandarma Komando Onbaşı Zekeriya Gözyuman)

 


İS']['A)\(ßUL

ORTAKÖY CAMİİ   SÜLEYMANİYE DE AKŞAM  SULTANAHMET CAMİİ
 
 

Canım İstanbul                                 Bahar sarhoşluğu

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;                    İlk sevgilinin gülüşüne benzer                                                              Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.                  Bir Nisan havası değil mi esen?  
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;             Zincirlere, kelepçelere inat,
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.              Kanatlarımı açmak zamanıdır;
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;                Allaha ısmarladık kaldırımlar.
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.                     
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,                Giyenler düşünsün dar elbiseyi,                                                            
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.                     Ölçülü sözü, hesaplı adımı
                                                         Ben kurtuldum kafeste kuş olmaktan;
İstanbul benim canim;                                    Saltanat sürer gibi uçuyorum,
Vatanim da vatanim...                                    Erik ağacı gelin olduğu gün.
İstanbul,                                               
İstanbul...                                              
Hayranım bu şehrin bacalarına
                                                                                            İrili ufaklı hep bir ağızdan.
Tarihin gözleri var, surlarda delik;                                               Nasıl derinden bu gökyüzüne doğru
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...                                        Bir türkü söylüyorlar öyle sessiz!
Bulutta saha kalkmış Fatih'ten kalma kir at;                                  Dumanın daim olsun güzel baca!
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...                                
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;                                      Yuvası saçakta kalan kırlangıç,
Her nakısta o mana: Öleceğiz ne çare?                                        Yavrusu dallara emanet serçe,
Hayattan canlı olum, günahtan baskın rahmet;                              Derken camiler üstünde güvercin
Beyoğlu tepinirken ağlar Karaca Ahmet...                                     Minareler katından geçiyorum
                                                                                            Gökyüzü mahallesi İstanbul’un
O manayı bul da bul!                                                                  
İlle İstanbul’da bul!                                                                   Süt beyaz bir martıyım açıklarda
İstanbul,                                                                                Gemilere ben yol gösteriyorum,
                                                                                            Buğday ve ilaç yüklü gemilere
İstanbul...                                                                              Bir kanat vuruşta bulutlardayım; 
                                                                                            Bir süzülüşte vatanım dalgalar!
Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;                                 
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.                                                           Cahit Sıtkı Tarancı
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her aksam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tambur gibi mi, uda gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir katibi mi...

Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...

Yedi tepe üstünde zaman bir gergef isler!
Yedi renk, yedi sesten şayisiz belirişler...
Eyüp oksuz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, ucan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni söyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

Gecesi sümbül kokan
Türkçe’si bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...

 

Necip Fazıl Kısakürek

 

 

 

 

        

 

October 16

ALLAH

 
 
                                       Bir kayanın üzerinde oturuyor ve akan suya bakıyorduk. Konuşmuyordu, özel dünyasına dalıp gitmişti. Bir ara göz ucuyla ona bakarken, "Ne düşünüyor acaba?" sorusu geçti aklımdan.

Bir süre, suda parlayıp sönen kabarcıkları seyrettikten sonra, başını kaldırdı, bana döndü. Baktım, yüzünde âşina olduğum anlam yüklü bir ifade belirmişti: Soracaktı... Merakının bütün derinliğini sesine yükleyerek:

"Söyler misin," dedi, "Allah nerde?"

Bu iki kelimelik büyük soru karşısında hayli zaman sustum ve düşündüm. Suskunluğumu saygıyla karşıladı, merakının şiddetini kaybetmeden bekledi. Bütün bilgilerimi gözden geçirmem ve muhakeme gücümü olabildiğince iyi kullanmam gerektiğini biliyordu.

"Sen," dedim, " suali sorarken yanlış bir noktadan yola çıkıyorsun."

"Nasıl?"

"Nerde, sorusu bir mekân'ı, yani yer'i hatıra getirir. Mekân ise, maddî varlıklar için söz konusudur. Allah nerde, suali, Allah da diğer varlıklar gibidir, onların bir mekânı vardır, şu hâlde Allahın da bir mekânı olmalı, muhakemesinin ürünüdür. Eğer Rabbimizi bir maddî varlık gibi düşünürsek, daha baştan yanlış yapar ve çıkmaza gireriz."

Endişeli ve tedirgin bir tavırla, "Umarım beni yanlış anlamazsın," dedi. "Ben, Ona inanıyorum. Merakım da bu yüzden. insan, inandığını tanımak istiyor. Onu hayalimde canlandırmaya çalışıyorum, olmuyor."

"Hayaline gelen her ne olursa olsun, o, Allah değildir. Çünkü, senin hayalin sınırlı. Sınırlı olan sınırsızı içine alamaz. Sen ancak yaradılanları tasavvur edebilirsin. Allah ise, yarattıklarına benzemez. Bütün varlıklar sonradan var edilmiştir. Oysa Allah ezelîdir, yani varlığının başlangıcı yoktur. Bir kudsî hadîste, Allah vardı ve beraberinde başka şey yoktu, deniliyor. Ne madde, ne cisim, ne hareket, ne zaman, ne mekân... Maddî ve cismanî olmayan için yer tasavvuru anlamsızdır."

"Kâinatın bir sınırı var değil mi ?"

"Elbette."

"Peki, kâinatın bittiği sınırın ötesinde ne var ?"

"Hiçbir şey... O sınırdan ötede ne madde var, ne zaman, ne de mekân..."

"Allah kâinatın içinde mi ?"

"Hayır. Ustayı eserin içinde aramamalı. Yaradan, yaratılanın içinde olamaz."

"Şu hâlde Allah sınırın ötesinde bir yerde olmalı..."

"Hayır. Allah ne kâinatın içindedir, ne de sınırın ötesinde bir yerde..."

"Ama bu nasıl olabilir! Bir türlü anlayamıyorum. Hem Allah var diyorsun, hem de ne kâinatın içinde, ne de dışında olmadığını söylüyorsun!"

"Evet, öyle. Çünkü, içinde veya dışında tabirleri maddeler, cisimler, yer tutanlar, bir mekânı olanlar için söz konusudur. Halbuki, Allah ne maddedir, ne cisimdir ve ne de yer tutar. Bizi yanıltan nokta şu: Aklımız her varlığın mutlaka bir mekânda olması gerektiğini düşünüyor. Çünkü, daima bir mekânda olan, yer tutan varlıklarla karşılaşmış. Mekânı olmayan bir varlığı tasavvur edemiyor. Allah tasavvurunda da bildiklerinden yola çıkıyor, mekândan münezzeh olan Allahın da bir mekânı olması gerektiğini düşünüyor. Bu sebeple, kâinatın içinde veya dışında bir yer arıyor. Kâinatın içinde veya dışında olmak yaratılanlar için söz konusudur. Nerde? diye sorduğun zaman, daha suali sorarken, Allahın bir yeri olmalı, diye bir kabulle yola çıkıyorsun. Allah mekândan münezzeh olmakla beraber, isimlerinin ve sıfatlarının tecellileri, yani görünümleriyle her yerdedir. Akıl, Onun zâtını kavrayamaz, ancak varlığını anlayabilir. isimlerini, sıfatlarını ve şuunatını kuşatamaz, fakat onların var olduğunu bilebilir."

"Nasıl bilecek?"

"Eserlerinden... Her varlık sanatlı bir eserdir. Her eser gibi sanatkârını gösterir. Kâinat da bir büyük eserdir ve o da ustasının şahididir. Çevremizde gördüğümüz her varlık ölçülü, düzenli ve süslü hâliyle bize Rabbimizi anlatan birer mektuptur. Yeter ki okumayı bilelim... Şu hâlde biz, bu eserlere bakarak Onun isimlerini ve sıfatlarını istediğimiz kadar düşünebiliriz, ama zâtını, asla..!"

"Zâtının düşünülmesinin yasak oluşu bir dogma değil mi ?"

"Ne münasebet! Terazisine, tartı kapasitesinin üzerinde bir yük yüklemeye çalışan bir adama, sakın yapma, bu terazi bu kadar sıkleti çekmez, demek ona iyilik etmektir. Kavranması mümkün olmayanı düşünmek, imkânsızın peşinden koşmaktır. Akıl bir mahluktur, Hàlıkını ihata edemez. Her organımız gibi aklımızda sınırlıdır. Ondan yapamayacağını istemek, ona zulmetmektir. Sonsuz olan bir'e sığar mı hiç! Eğer Rabbimiz, zâtını da anlamamızı bizden isteseydi, bu, altından kalkılamaz bir teklif olurdu. Allah, sonsuz merhameti sebebiyle bize kaldıramıyacağımız yükü yüklememiştir.

Başını kaldırdı, gökyüzündeki parça parça bulutlara baktı, "Biz" dedi, "galiba aklımıza fazla güveniyoruz."

"Haklısın... Oysa akıl da sınırlı. Sınırlı olduğu için de âciz. Aklın her şeyi kuşatamayacağını anlamak da yine makul bir davranıştır. Nasıl göz her varlığı göremiyor, kulak her sesi işitemiyorsa , akıl da her şeyi kavrayamaz. Akıllı insan, akla kaldıramayacağı yükü yüklemez. imkânsızın peşinden koşmak da bir tür akılsızlıktır."



Ömer SEVİNÇGÜL
 
” Andolsun ki, sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azalma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber) Sabredenleri müjdele. O sabredenler, kendilerine bir bela geldiği zaman : Biz ALLAH’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz, derler. İşte Rablerinden bağışlanma ve rahmet hep onlaradır.” (Bakara Suresi,155-157)
 

"Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salevât getirirler. Ey mü'minler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin. Ahzâb Sûresi 33/56.

 

 

GERÇEK AŞK

Rahman ve Rahim olan ALLAH'ın Adıyla...

"Kalpler ancak ALLAH'ı C.C. anmakla huzura kavuşur" Rad / 28

 

Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş türkçesi, Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi.

 

Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten, Affet Senden habersiz aldığım her nefesten.

 

Aşık olan kişiler deli olagan olur, Aşk nedir bilmeyenler âna gülegan olur,

Sakın gülme sen âne , deli değildir sane,

Kişi neye gülerse başa gelegân olur,

Aşık Yunus sen dahi, incitme aşıkları,

Aşıkların duası kabul olagan olur….

  “Bu indirdiğimiz mübarek bir Kitap'tır. Şu halde O'na uyun
ve korkup-sakının. Umulur ki esirgenirsiniz.„

(Enam Suresi, 155)

 

“Hak Rabbinizdendir; artık dileyen iman etsin,
dileyen inkar etsin…„

                                                                                                       (Kehf Suresi, 29)

 

                                                         

                                                                                  “  … O (Kuran), bir öğüttür. Artık dileyen,
                                                                                                onu düşünüp-öğüt alsın.„

                                                                                                 (Abese Suresi, 11-12)

               

                                                          

 

                
 
 
                   
 
 
 
                                
 
 
 
                                             
                                                                 ESMA'ÜL HÜSNA
                           Bismillahirrahmanirrahim..
 
 
1- ALLAH (celle celâluhu): Allah Teâlâ’nın zâtına has bir isimdir. Bütün isimleri içinde İsm-i Âzam’dır.


2- ER-RAHMAN (celle celâluhu): İnanan inanmayan, sevdiği sevmediği, asi, mûti ayırt etmeden bütün mahlukata, dünya hayatında merhametle muamele den, rızıklandıran.


3- ER-RAHİM (celle celâluhu): Çok merhamet edici, ahirette yalnız inananlara nimetler veren, acıyıp merhamet eden.


4- EL-MELİK (celle celâluhu):
Mutlak hükümdar, kâinatın tek sahibi.


5- EL-KUDDÛS (celle celâluhu):
Her türlü eksiklikten, hatadan, bütün kusurlardan münezzeh.

6- ES-SELÂM (celle celâluhu): Bütün noksanlıklardan münezzeh, kullarını selâmete çıkaran.

7- EL-MÜ’MİN (celle celâluhu): Kendine sığınanları koruyan, kalblere iman nuru ilka eden, peygamberlerini tasdik eden.


8- EL-MÜHEYMİN (celle celâluhu):
Gözetici, koruyucu, emniyet olunan


9- EL-AZİZ (celle celâluhu):
Mağlup edilmesi muhal olan. En üstün, en şerefli olan.


10- EL-CEBBAR (celle celâluhu):
Dilediğini dilediği gibi yaptırmaya muktedir, noksanları düzelten.

11- EL-MÜTEKEBBİR (celle celâluhu): Her şeyde, her hadisede büyüklüğü zâhir olan.


12- EL-HÂLIK (celle celâluhu): Yaratan, yoktan var eden.


13- EL-BÂRİ (celle celâluhu): Yarattığı her şeyi mütenasip bir şekilde yaratan.

14- EL-MUSAVVİR (celle celâluhu): Her şeye bir şekil, bir özellik veren.


15- EL-GAFFAR (celle celâluhu):
Mağfireti pek çok.

16- EL-KAHHAR (celle celâluhu): Her şeye galiptir. Her şey O’nun kudreti altındadır.


17- EL-VEHHAB (celle celâluhu):
Kullarına karşılıksız nimet veren, ihsan eden.


18- ER-REZZAK (celle celâluhu
): Mahlukatı dilediği gibi rızıklandıran.

19- EL-FETTAH (celle celâluhu): Zorlukları kolaylaştıran. Zafer, rızık ve rahmet kapılarını açan.

20- EL-ALİM (celle celâluhu): Her şeyi çok iyi bilen, ilmi her şeyi kuşatan.

21- EL-KÂBİD (celle celâluhu): Sıkan, daraltan.

22- EL-BÂSİT (celle celâluhu): Açan, genişleten.

23- ER-RÂFî (celle celâluhu): Yükselten, kulları kendine yaklaştıran.

24- EL-MUîZ (celle celâluhu): İzzet veren, kuvvet veren.

25- EL-MUZİLL (celle celâluhu): Zillete düşüren, hor ve hâkir eden.

26- ES-SEMİ (celle celâluhu): Gizli açık, her şeyi en iyi işiten.

27- EL-BASİR (celle celâluhu): Gece gündüz, açık gizli, uzak yakın her şeyi en iyi gören.

28- EL-HAKEM (celle celâluhu): Hükmeden, hakkı yerine getiren, hükümlerinde asla zulüm olmayan.

29- EL-ADL (celle celâluhu): Çok adaletli ve adaleti mutlak olan.

30- EL-LATİF (celle celâluhu): Yumuşaklıkla muamele eden. En ince işlerin bütün inceliklerini bilen.


31- EL-HABİR (celle celâluhu):
her şeyin hakikatından gizliliklerinden haberdar olan

32- EL-HALİM (celle celâluhu): Hilmi çok, günahkarlara yumuşak davranan. Hemen cezalandırmayan, mühlet veren.

33- EL-AZİM (celle celâluhu): Pek azametli, büyüklüğün zirvesinde.


34- EL-ĞAFÛR (celle celâluhu):
Mağfireti çok, kulların büyük, küçük günahlarını affeden.

35- EŞ-ŞEKÛR (celle celâluhu): Şükrü mükafatlandıran, kendisine yapılan şükre çok büyük ecir veren.

36- EL-ALİYY (celle celâluhu): Pek yüksek. O’nun yüksekliğini idrakten akıl aciz kalır.


37- EL-KEBİR (celle celâluhu):
Pek büyük. Büyüklükte kendisinden daha büyüğü muhal olan.

38- EL-HAFİZ (celle celâluhu): Her şeyi belli vaktine kadar koruyan.

39- EL-MUKİT (celle celâluhu): Herkese azığını veren. Vakitleri yaratan.


40- EL-HASİB (celle celâluhu):
Kulların yaptıklarının hepsinin hesabını yapan.

41- EL-CELİL (celle celâluhu): Celalet ve ululuk sahibi. Heybeti akılları dehştte bırakan.

42- EL-KERİM (celle celâluhu): Cömert ve cömertliği daimidir.

43- ER-RAKİB (celle celâluhu): Kulların bütün hal ve hareketlerini murakabe eden. Bütün varlık üzerinde gözcü.

44- EL-MUCİB (celle celâluhu): Duaları, istekleri kabul eden.

45- EL-VÂSî (celle celâluhu): Cömertliği bütün kainatı, ilmi bütün ilimleri, kudreti bütün kuvvetleri kuşatan.

46- EL-HAKİM (celle celâluhu): Hüküm ve hikmet sahibi. Bütün işleri, emirleri, nehiyleri hikmetli. Gerekeni en güzel şekilde yapar.

47- EL-VEDÛD (celle celâluhu): Sevilmeye, dostluğa, en fazla lâyık olan. Dostların kalbini işgal eden eşsiz bir muhabbet.

48- EL-MECİD (celle celâluhu): Şanı yüce, zatı şerefli, ef’ali güzel, ihsanı bol.


49- EL-BÂİS (celle celâluhu):
Ölüleri dirilten, peygamberleri bir nizam ile gönderendir.


50- EŞ-ŞEHİD (celle celâluhu):
Her yerde, her zamanda, hazır ve nâzır. Bilinenin de, bilinmeyenin de şahididir.

51- EL-HAKK (celle celâluhu): Zatı vaciptir. Varlığı hiç değişmeyendir.


52- EL-VEKİL (celle celâluhu):
Yaratıkların işlerini düzelten, kefil olan

53- EL-KAVİYY (celle celâluhu): Pek güçlü, kudreti tam. Hakkında acizlik düşünülemez.

54- EL-METİN (celle celâluhu): Çok sağlam. Kudreti sonsuz.


55- EL-VELİYY (celle celâluhu):
İyi kullarına dost. Onları koruyan, işlerini tedvir eden.

56- EL-HÂMİD (celle celâluhu): Hamde lâyık olan, övülen.

57- EL-MUHSî (celle celâluhu): Her şeyin sayısını bilen.

58- EL-MÜBDİ (celle celâluhu): Mahlûkatı daha önce emsali olmadan ilk yaratan.

59- EL-MUİD (celle celâluhu): Mahlûkatı ölümünden sonra yeniden dirilten.

60- EL-MUHYİ (celle celâluhu): Hayat veren.

61- EL-MÜMİT (celle celâluhu): Ölümü yaratan, öldüren.


62- EL-HAYY (celle celâluhu):
Ezeli ve ebedi diri olan.

63- EL-KAYYUM (celle celâluhu): Her şeyi ayakta tutan. Kendisi zatı ile kaim olan.

64- EL-VÂCİD (celle celâluhu): Asla muhtaç olmayan. İstediğini istediği zaman bulan.


65- EL-MÂCİD (celle celâluhu):
Kadr-ü şanı büyük. Keremi bol olan.

66- EL-VÂHİD (celle celâluhu): O ezeli ve ebedi Tek’tir. Bir’dir.

67- EL-AHAD (celle celâluhu): Zatı birdir. Terkip kabul etmez.

68- ES-SAMED (celle celâluhu): Her şey ona muhtaç. Fakat o hiçbir şeye muhtaç değil.

69- EL-KÂDİR (celle celâluhu): İstediğini istediği gibi yapmaya gücü yeten.

70- EL-MUKTEDİR (celle celâluhu): Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden.

71- EL-MUKADDİM (celle celâluhu): İstediğini ileri geçiren, öne alan.

72- EL-MUAHHİR (celle celâluhu): İstediğini geri koyan, arkaya bırakan.

73- EL-EVVEL (celle celâluhu): Başlangıcı olmayan, ilk.

74- EL-AHİR (celle celâluhu): Sonu olmayan.

75- EZ-ZAHİR (celle celâluhu): Âşikâr olan. Delillerle bilinen.

76- EL-BATIN (celle celâluhu): Gizli. Duyu organları ile idrak edilemez.

77- EL-VÂLİ (celle celâluhu): Kainatı, her an olup biten hadisatı tedbir ve idare eder.

78- EL-MÜTEAL (celle celâluhu): Şanına lâyık olmayan sıfatlardan münezzeh.

79- EL-BERR (celle celâluhu): İhsan ve in’amı, iyiliği çok olan.

80- ET-TEVVÂB (celle celâluhu): Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan.

81- EL-MUNTEKİM (celle celâluhu): Suçlulara lâyık oldukları cezayı veren.


82- EL-AFÜVV (celle celâluhu):
Affı çok. Günahları affeden.

83- ER-RAUF (celle celâluhu): Kullarına kolaylık murat eden. Pek re’fetli.

84- EL-MALİKÜL MÜLK (celle celâluhu): Mülkün ebedi sahibi

85- EL-ZÜL-CELALİ VEL İKRAM (celle celâluhu): Hem büyüklük, hem fazl-ı kerem sahibi

86- EL-MUKSİT (celle celâluhu): Adil-i mutlak. Mazlumun hakkını zalimden alan.

87- EL-CÂMİ (celle celâluhu):
İstediğini istediği zaman, istediği yerde toplayan

88- EL-ĞANİY (celle celâluhu): Çok zengin ve her şeyden müstağni.

89- EL-MUĞNÎ (celle celâluhu): İstediğini zengin eden.


90- El-MÂNÎ’ (celle celâluhu):
İstemediği bir şeyin meydana gelmesine mâni olan.

91- ED-DÂR (celle celâluhu): Dilediği zaman, elem verici şeyler yaratan.

92- EN-NÂFİ (celle celâluhu): Hayır ve menfaat verici şeyler yaratan.

93- EN-NÛR (celle celâluhu): Âlemleri nurlandıran. İstediği simâlara zihinlere ve gönüllere nur yağdıran.


94- EL-HÂDî (celle celâluhu): Hidayete erdiren. İstediğini hayırlı yollara muvaffak kılan.

95- EL-BEDİ (celle celâluhu): Emsalsiz, hayret verici alemler yaratan.

96- EL-BÂKİ (celle celâluhu): Varlığının sonu olmayan.

97- EL-VÂRİS (celle celâluhu): Varlık aleminin tek vârisi.

98- ER-REŞİD (celle celâluhu): İnsanları hayırlı yollara irşat eden. Her işi faydalı, hiçbir tedbirinde yanılmayan, hiçbir takdirinde hikmetsiz şey bulunmayan.


99- ES-SABÛR (celle celâluhu): Çok sabırlı. Azap etmekte acele etmez. Mühlet verir.
 
 
 
                                       
 
 
 
   
 
                                                                          
 

Custom HTML

Custom HTML

                                 
lütfen sayfama chat programı vede melek resimleri koymayın rica ediyorum

الله أَكْبَر - الله أَكْبَر - الله أَكْبَر

 

 

     اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُو

      

   

MUTLAKA DİNLEYİN

 

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
fatma gelirwrote:
çok güzel bir alan oluşturmuşsun ilahilerde  içeririk te çok iyi emeğinize sağlık şiirlerin, de çok beğendim canım arkadaşım iyi ki uğramışım sayfana muhabbetlerimi bırakıyorum seni şiirlerime beklerim antoloji de ulaşabilirs
http://www.Antoloji.Com/fatma_gelir bu arada bayramınız kutlu olsun selam ve dua ile.
3 days ago


”Ey avare yolcu! Yürü; durma, yürü. Bu geçici âlemin zevkleri seni Allah’a kavuşmaktan alıkoymasın. Bu eşsiz manzaraların, bu güzelliklerin hepsi rüya ve hayalden ibarettir.
Ey zavallı ziyaretçi! Yürü; durma, yürü.
Yürü ki, Allah’a kavuşmanın gönüle ferahlık veren tazeliğinde yüceliklere eresin. Yürü; kendi aslına kavuş”

Aşk ile aklın,
iyi ile kötünün,
bilgelik ile cehaletin amansız kavgası…
ve bu kavganın tam orta yerinde bir Âdemoğlu…

A'mâk-ı Hayal
Filibeli Ahmed Hilmi

Her Trajedi , diğer elinde bir hediyeyle gelir…
Ama genellikle acı çekmekle öylesine meşgul oluruz ki ;
Hediyenin farkına bile varmayız!
O da geldiği gibi yitip gider…!

Mevlana der ki :
‘’ Üzülme ! Kaybettiğin her şey başka bir şekle dönüşüp sana geri döner…!‘’

Yüreğinizdeki ümit çiçeği asla solmasın….



Zilhicce, umumi af ve bağışlanma ayıdır

Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri olan hac ibadetinin yerine getirildiği umumi af ve bağışlanma ayıdır. İşte bu mübarek ayın yukarıda da ifade ettiğimiz birinden onuna kadar olan zaman dilimi “leyâli-i aşere”, yani on mübarek gecedir. Onuncu gün Kurban Bayramı’nın ilk günüdür.

İşte bu günlerin kıymetini anlatan Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) muhteşem müjdesi:

“Allah'a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce'nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine denktir.” (Tirmizi: Savm, 52; İbn Mace: Sıyam, 39)

Demek ki, bugünlerde tutulan bir oruç, 360 gün oruca bedel olabilir. Rabbimizin rahmet ve bereketi o kadar coşmaktadır ki, bir günlük oruca bir yıllık oruç sevabı vermektedir. Böyle güzel ve tatlı bir müjdeye ilgisiz kalmak mümkün mü? Bu gecelerin Kadir Gecesine benzetilmesi ise, ayrı bir güzelliktir. Çünkü, Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır ve 83 yıllık ibadete bedeldir.

ALLAH şimdiden tutulacak oruçlarımızı kabul etsin... ALLAH a emanet kalın..





Nov. 18
jean darkwrote:
selamun aleyküm kardeşim  gerçekten mükemmel bir space yapmışın hem  iy vakit gecirdim hemde  kendime pay cıkardım teşekkürler allah yar ve yardımcın olsun.
Nov. 7


Esselamu Aleyküm Ey Güzel İnsanlar !


Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, cehennemden kurtuluş olan, bir Onbir Ayın Sultanı'nı daha uğurluyoruz. Artık gönüllerde bayram esintileri esmeye, ruhlarımızda Ramazan-ı Şerifin sağanak sağanak yağan rahmet çağlayanlarının hazzını derinlemesine duymaya başladık.
Evet bu mübarek ayda tutulan oruçlar, verilen sadakalar, yapılan yardımlar, okunan Kuran-ı Mucüz-ül Beyandan esintiler, Kudret-i Sonsuzun nezdinde öyle büyük mükâfatlara mazhar oldu ki; bu kutlu zaman dilimine ulaşıpta ondan istifade edemeyen gafiller, büyük bir kayıp içine düştüler maalesef.
Bayram, esasen Rabbi Rahimimizin bizleri affettiği gün olacaktır. Büyük alim, ALLAH dostu Alvarlı Efe Hazretleri :

Mevla bizi affede,
Bayram o bayram olur,
Cürm-ü hatalar gide,
Bayram o bayram olur,

Nağmeleriyle, gönül pınarındaki esintileri bizlere aksettiriyor ve cehennemden azat olduğumuz kurtuluş günümüzün bizim esas bayramımız olacağını bizlere hatırlatıyor.
İnanan insan da esasen bu gerçek bayramlara ulaşabilmenin endişesi ve düşüncesi içinde olmalı, her davranışını "büyük buluşma" ya göre ayarlamalıdır.


Rabbim Ramazan Bayramınızı mübarek eylesin.

Bayram İslam Alemi namına hayırlara vesile olur inşaALLAH..

Rabbim mazlum kardeşlerimizi zalimlerin zulmünden
kurtarsın.

Ümmet-i Muhammed arasındaki ayrılıkları birliğe çevirsin.

Küffara karşı sesimizi gür, kılıcımızı keskin,

yöneticilerimizi de Hakk ile hükmedenlerden eylesin inşaALLAH...

Siz Değerli, Kıymetli Gönül Dostların ve de Tüm inananların Ramazan Bayramını en içten dileklerimle tebrik eder, Rabbimizin bizi affettiği gerçek bayramlarda buluşmayı temenni ederim.

ALLAH(c.c.)'a emanet olun.








-Allahü Teâlâ buyuruyor ki:

“Ey iman edenler! Eğer siz ALLAH’ın dinine yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı kaydırmaz.”

(Muhammed Sûresi 7.Âyet)

Sadakallah u-l Azim  / ALLAH doğru söyledi

***

"Güzellik bakan gözde, gözü baktıran kalpte, kalbi veren Rabb'te..."

***

Edebten Melekler Nurlandı, Edebsizlikten Şeytan Huzurdan Kovuldu.

***



Ey gönül! Lâle gibi ol ki, hâlinden sadece"Yâr"haberdâr olsun.
Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem.
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım.
Sept. 19
yüzünüzden gülücük kalbinizden medine114kr0gtfe0gi9on9.jpgsevgi eksik olmasın selam ve dua ile kib
Aug. 25
Bana bunu yapmayacaktın
Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni
Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin
Ve öylesine gururlu bitişin.
Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu
Erken düştü masken yüzünden
Demek sen içimde büyüttüğüm bir dev değil
Bir hiçtin
Görüyorsun işte
Gittin
Ve de bittin…

 

Aug. 18
http://img188.imageshack.us/img188/77/beratkandiliu.jpg

BEREKETLİ VE FEYİZLİ OLMASI SEBEBİYLE MÜBAREK, KULLARIN AF VE TEMİZE ÇIKMASI SEBEBİYLE BERAAT , MÜ'MİNLERİN İHSANA KAVUŞMASI NEDENİYLE RAHMET OLAN BU GÜNÜ ve GECESİNİ İHYA EDELİM.

Ramazan ayının habercisi mübarek Berat Kandili’dir. Yüce Allah’ın sınırsız af, merhamet, yardım ve bereketine vesile olan bu geceye erişmenin heyecan ve mutluluğunu yaşamaktayız.

Müslümanların, Yüce Allah’ın bağışlamasıyla günahlardan kurtulacağı umularak bu geceye Berat gecesi denmiştir.

Dindarlık dünya ve ahiret, madde ve mana dengesine; akıl, düşünce, duygu ve bilginin ahenkli şekilde buluşturulmasına dayanır. Günümüzde ferdi ve toplumsal hayatımızdaki maddi ve manevi değerler dengesi madde lehine bozulmuş, manevi değerler erozyona uğramış, dünyevîleşme, bencillik, kişisel çıkarcılık, kendini beğenmişlik, nemelazımcılık, dedikodu ve tahammülsüzlük gibi olumsuzluklar dünyaya bakışımızda ve ilişkilerimizde öne çıkmış, neticede bütün bunlar ruh sağlığımızı ciddi anlamda bozmaya başlamıştır. Bu beşeri zaafların etkisinin artması sadece ferdi ve ailevi mutluluğumuzu değil, toplumsal hayatımızı, barış ve huzur, dayanışma ve kardeşlik içinde yaşayabilmemizi de tehdit etmektedir.

Oysa Yüce dinimiz İslâm, insanın maddî ihtiyaçları kadar ruhî ihtiyaçlarını da dikkate almış, onun devamlı surette Yüce Yaratanla bağlantı içinde olmasına önem vermiş, insandaki pozitif değerleri öne çıkararak onu geliştirmeyi, onun özünün bozulmasını önlemeyi, insanın kendisi, çevresi ve yaratıcısı ile ilişkilerini sağlıklı bir şekilde kurabilecek bir iç barış ve güvene kavuşmasını gaye edinmiştir.

Ayrıca Yüce dinimiz, sadece ihtiyacı olana maddi yardımda bulunmayı değil, sağlıklı bir iletişim için güler yüz göstermeyi de, çevremizdeki insanlardan anlayış bekleyene anlayış, ilgi bekleyene ilgi göstermeyi, onlara doğru bilgi vermeyi de sadaka ve ibadet saymıştır.

Berat kandilinin aydınlattığı manevi ortam, bizlere böyle bir dengeli hayatı kurmamızı, dinin genel ibadet ve hayır anlayışına uygun olarak kendimiz ve çevremiz için yararlı davranışta bulunmamızı sağlayacak bir bilinç tazeleme imkanı sunmaktadır. Berat Gecesi, kendimizi yenilemek, geçmişimizi sorgulamak, geleceğimizi planlamak ve ümitlerimizi tazelemek için önümüze konulan büyük bir fırsattır.

Berat gecesini idrak eden herkes, Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’deki; “De ki, ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Zümer-53) müjdesinin farkına vararak, ümitlerini canlandırmalı, bağışlama ve bağışlanma duygularını güçlendirmelidir.

Peygamber Efendimiz; “Sizden biriniz kendisi için sevip arzu ettiği şeyi din kardeşi için de sevip arzu etmedikçe gerçek anlamda iman etmiş olamaz”, “Kim dünyada bir mümin kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir” buyurarak, sağlıklı bir toplumun oluşmasında sevgiyi, nimeti ve güzellikleri diğerleriyle paylaşmanın ve çevreyle bütünleşmenin ne kadar önemli olduğuna dikkatlerimizi çekmiştir.

Unutmamalıyız ki, dayanışma ve yardımlaşma içinde birbirimizi severek birlikte yaşamanın yolu, öfkeyi hoşgörüye, önyargıyı doğru ve gerçek anlayışa, tahammülsüzlüğü sabra, ayrılığı bütünlüğe, düşmanlığı dostluğa, kini ve nefreti sevgiye, bencilliği fedakarlığa dönüştürmek ve bütün güzellikleri birlikte paylaşmaktan geçer. Sağlıklı bir toplum olabilmek için kişisel çıkarları bir kenara bırakıp karşılıklı ilişkilerimizde doğruluk, adalet ve samimiyeti esas almalı, birbirimizi anlamaya çalışmalı, zaman zaman ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları çatışma ve inatlaşmaya gitmeden çözmeli, yapılan bireysel hataları da hoş karşılamalı ve affetmeliyiz.

Bu mübarek Berat gecesi münasebetiyle, kendimize dönelim, kalabalıklar arasında yalnızlığı ve iç hesaplaşmayı yakalayıp günahlarımıza tövbe edelim. Kendimiz, ailemiz, ülkemiz, bütün müslümanlar ve insanlık için Allah’a dua ve niyazda bulunalım.

Berat gecesinin çağımızın getirdiği sıkıntılarla bunalan ruhlara, manevi hayatın ihmaliyle daralan kalplere bir kandil olması dileğiyle Siz değerli kardeşimizin, sevdiklerinin ve Ümmet-i Muhammed’in Berat Kandili’ni kutluyor ve bu gecenin İslâm aleminin birlik ve beraberliğine, insanlığın barış ve huzuruna vesile olmasını Cenâb-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

img128/4313/sampbfbfef012ae796d7ex9.jpghttp://img104.imageshack.us/img104/9335/allahrazolsunls0.jpg
Aug. 5
Büsrawrote:
Esselamualeykum,
Sayfana cok emek vermissin, ellerine saglik cok güzel olmus...
Basarilarinin devamini dilerim, seni de benim sayfama beklerim...
 
Almanyadan selamlar,
Büsra
July 17
http://img31.imageshack.us/img31/6974/09072009cumamesaji.jpg


Muhabbet iki türlü olur; birisi manay-ı harfidir ki; Allah namına ve hesabına mahlukatı sevmektir. Her şeyi Allah’ın isim ve sıfatlarına bir ayna, bir vasıta olmasından dolayı sever. Aslında sevdiği şey eşyanın kendisi değil, eşyanın üstündeki parlayan İlahi isimlerdir. Dostluğa da bu nazarla bakılabilir.

Diğeri ise; manay-ı ismidir; mahlukatı kendi namına ve hesabına sevmektir. Yani Allah’ın bir eseri, bir sanatı olduğu için değil, sadece nefse bir fayda veya lezzet verdiği için sevmektir. Bu çeşit sevgiler meşru değildirler. Hem devamsız ve esassız bir sevgi ve dostluktur. Zira bu tarz  sevgi; safi ve katıksız değil, karşılıklı menfaat üzerine kurulmuştur.

Peygamber efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) farzı muhal olarak; manay-ı ismi olarak birisini dost edinseydim, Hazreti Ebu Bekir (radıyallâhu anh)’ı dost edinirdim sözü ile; Hazreti Ebu Bekir (radıyallâhu anh)’ı taltif ve tazim ediyor. Dostluk ve kardeşliğin vefasını bu vecihle gösteriyor.

Üstad'ın fenafil ihvan ifadesi; bu vefa ve tazimin bir başka ifade şeklidir. Yani kardeşlik ve dostluk öyle bir şey ki; kardeşinin menfaati için gerekirse kendi menfaatinden vazgeçebileceksin. Her türlü menfaat ve tazimde kardeşinin nefsini kendi nefsinden ileri sürmesini bileceksin anlamındadır. Sahabelerdeki isar * denilen haslet budur. Yani, kendi hissiyat-ı nefsaniyesini unutup, kardeşlerinin meziyat ve hissiyatıyla fikren yaşamaktır.


Üstad bu meseleyi şu şekilde izah ediyor: Sahabelerin, sena-i Kur'aniyeye mazhar olan "İsar hasletini" kendine rehber etmek, yâni hediye ve sadakanın kabulünde başkasını kendine tercih etmek; ve hizmet-i diniyenin mukabilinde gelen menfaat-ı maddiyeyi istemeden ve kalben taleb etmeden, sırf bir ihsan-ı İlâhî bilerek, nâsdan minnet almıyarak ve hizmet-i diniyenin mukabilinde de almamaktır.(Çünki hizmet-i diniyenin mukabilinde dünyada bir şey istenilmemeli ki ihlâs kaçmasın. Çendan(onca) hakları var ki, ümmet onların maişetlerini temin etsin. Hem zekâta da müstehaktırlar. Fakat bu istenilmez; belki verilir. Verildiği vakitte, hizmetimin ücretidir denilmez. Mümkün olduğu kadar kanaatkârane başka ehil ve daha müstehak olanların nefsini kendi nefsine tercih etmek  sırrına mazhariyetle, bu müdhiş tehlikeden kurtulup ihlâsı kazanabilir..

Şu dünyada en bahtiyar amel insanın dost ve kardeşine mürüvvetli ve vefalı olmasıdır.

Selâm ve dûa ile...

***********************


* isar :  Kendisi muhtaç olduğu halde başkasına nimet vermek, cömertlik, ikrâm. * Yumuşatmak. * Dökmek, serpmek. Saçmak.

img128/4313/sampbfbfef012ae796d7ex9.jpg

July 10
 



                AMİN   

HIRÇIN KARADENİZİN MAHÇUP DELİKANLISI
ANTALYADAN SEVGİLERLE_______>> hao <<__
ALLAHIN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN 
June 4

http://www.mika2eel.com/photo/data/media/17/Esm-Allah-00.jpg


http://fc02.deviantart.com/fs7/i/2005/256/b/c/Amina_by_mewlo.jpg

http://fc02.deviantart.com/fs11/i/2006/240/4/f/My_happiness_by_Deeevilish.jpg

CUMANIZ MUBAREK OLSUN

Rosa rojaSENI SEVIYORUM
Rosa roja

June 4
 

BİR TEK SEN VARSIN...!

İçinde kaybolmak istediğim zaman bir tek sen varsın...
Kendimi unutmak istediğimde...
Kelimeler tekne,

Cümleler yelken...
Harfler ise bazen rüzgâr,

Bazen meltem...
Seninle kaybolmak kendini bulmakmış aslında...
Seninle yok olmak yeniden doğmak...
Sen varsın eninde ve sonunda...
Bir deniz misali...
Okyanusun dibinde nefes alabildiğim tek yer...
Tek sığınağım fırtınalarda...
Bana ait olduğunu tek düşündüğüm yer kelimelerim...
Onun için...
Ne zaman bunalsam orada kalır izlerim...
Ölürüm de bazen orada...
Ama öldüğümü hekesten gizlerim....

May 20

http://mursit-htp5858.spaces.live.com/guestbook

Kâinatın özüyle bezenmiş
Gülle yıkanan yürekler
Gül’e olan sevgiyle aşka gelen
Misk kokularla yüklü ruhlar
Cananına özlemle hicret eden gönüller
Yılların hasretiyle yanıp tutuşmaktadır

 

Muhabbet tezgâhında aşkı dokuyan
Yüreklere nakış nakış sevdayı işleyen
Canlara nurunu yayan erenler
Seherde zikre durmakta
Mevlâna ve Şems gibi
Dilsiz ve dudaksız olarak konuşmaktadır

Güldestesi taşıyarak Muhabbetullaha
Aşk çilesi çekerek Habibullah’a sevdalı nazenin çiçekler
Güldamlası olup çağlayanlar gibi yüreğimize akan
Gül kokusuyla bezenmiş bin bir çeşit ve kokudaki goncalar
Gülistanda zikre duran şu canım güller
Hakk dostlarının vuslat heyecanıyla yârine koşmaktadır

Kargülü sevdasıyla gönlümüzü yakanlar
Gül kokulu sevdalara âşık, Kalbi nur ile dolanlar
Baharca kokarak dupduru sevgiyle bakanlar
Gül aşkıyla kavrulmuş Sultan yürekler
Gönüllere can sunan Afet gönüller
Yürekteki aşk yolcuları kendinden geçerek coşmaktadır

Gül dalından yapılan, gül mürekkebi çekilen kalemlerle
Yüreklere mutluluk resmini çizen diri gönüller
Gül cemresini yüreğine düşüren
Çorak gönülleri fetheden
Gül kokulu sevdalarla bezenmiş Sultanlar
Boynunu bükerek nice dağlar aşmaktadır

Muhabbetten yoksun kalınca gönüllerimiz
Gül kokusuna hasret kaldı
Baharı bekleyen düşlerimiz
Hazan besteledi yıllardır
Yüreğimize efil efil esen aşk rüzgârları
Seherde muştular sunarak yazmaktadır

Ozanlar ve Edipler sevdasını nakşedince satırlara
Yüreğimize esen tatlı meltemler yetti
Halil İbrahim bereketli Sakarya ırmakları coşunca
İnci tanesi dizelerle gönlümüz bayram etti
Aşkın Coğrafyasından çıkan ışıklarla
Gül tomurcukları baharda kıyama kalkınca
Yürek güzelliklerini satırlarından okuduk ağlayarak
Onlar ki yetişecek fidanlar için toprağı kazmaktadır

Gülümüzü ölçülerimize mihenk
Hayatımıza ahenk, hayallerimize renk yapamadık
Müjdeli şafakların sevdasıyla
Hülyalarımız yanıp tutuşsa da
Hayatımıza umut ışığı olamadı
Gölgelerimiz hep karanlıkta kaldı
Gül’den çıkan kutlu ve mutlu ışıklar
Yüreğimize şimşek olup çakmaktadır

Batan güneşlerin arkasından donakaldık
Topraklarımıza rahmet bulutları gelmez oldu
Gül’süz hayatla ufuklarımıza karanlık düşüyor
Hakikat denizine yelken açan sevda akıncıları
Hüzünle hicret ettiler yurtlarına
Gönüller çağlayan olup yârine akmaktadır

Gönül pencerelerimiz kapandı
Gerçekleri göremez olduk
Umutsuzluk, hüzün ve çileler
Gözyaşlarımızda çiçek olup açtı
Bahar dalında sevda açan çiçeklerimiz sarardı
Kardelenlerimiz boynu bükük kaldı
Vuslat kervanını kaybeden hayallerimiz karardı
Gül kokusunu alamayan gönüllerimiz iflas etti
Elmasla taçlanacak yüreklerimiz kömüre dönüştü
Kanadı kırık sevdalarımız umudunu kaybetti
Özlemler artık gönülleri yakmaktadır

Ertelenmiş hayalleri
İpe çekilmiş idealleri
Âşina olduğumuz melalleri
Aşk iklimine erdirmek için Gül’e çok muhtacız
Dalları kırılmış, karanlıklara sarılmış
Umutları yorulmuş, yollarına tuzaklar kurulmuş sevda iklimine
Aşkı getirmeye mecbur ve de mahkûmuz
Çünkü Gül yüzlü Nebi bizlere bakmaktadır

Gül
Hakkın nefesi
Kâinatın bestesi
İlahi vahyin sesi
En güzel ahlâk âbidesidir…

Gül
En anlamlı mesaj
Gönülleri mest eden mektup
Yüreklere nakış nakış işlenen ayettir…

Gül
Mühürdür, imzadır
Seherde gönüllere ılık bir esinti
Yüzümüze konan tatlı bir tebessümdür…

Gül
Güzelliktir, coşkudur
Gizemdir, sevinçtir
Muştudur ve de aşktır…

Gül
Rengini şehitlerimizin kanından
Kokusunu mübarek tenden aldığı için
Çiçeklerin Sultanı olmuştur
Efendimizi remz ettiği için güllere vurgunuz…

Gül’ün sevdasına kapılanlar
Kalplerinin hafî tepelerinde
Ahfâ zirvelerinde sancak açmışlar

Gülistanda açan güller hürmetiyle
Şerifler, Seyyidler ve Sultanlar
Sahabe ve tabiin yolunda nurlar saçmışlar

Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli, Aziz Mahmud Hüdai
Şeyh Hamid-i Veli himmetiyle Hulûsi kalpler
Zerre dahi olsa şüphelerden kaçmışlar

“Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl
Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl” sırrıyla
Bu kutlu davanın gönül erleri
Muhabbet tezgâhında sevgi alıp sevgi satmışlar

Güllere vurgun bir sevda yolcusuyuz
Kâinatın Solmayan Gül’ünün aşkına
Gönlü Gülşen olanlara meftunuz…

ALİ ÖZKANLI

HAYIRLI AKŞAMLARINIZ OLSUN

RABBİM YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN

May 19
Ali Rıza .wrote:

Yaşamın insan öğüten çarkında ;

Hükümlü acılarımıza “HÜKÜMSÜZ” cümleler kuruyoruz…

Hangi kıvrımından dokunsak imlası kırılgan harflere

İmalar çatırdayarak düşüyor güncemize…

Ve ne yazsak ; çoğalıyor sırtımızda (mono)tonlarca ağırlığımız…

Çoğaldıkça direniyoruz…Direndikçe azız…

HÜKÜMSÜZ’üz ardışık acıların kuşatmasında…

Bazen bir damla aşk’tır gözlerimizden dökülen…

Zulme isyan bir şarkıdır bazen,yaşama dair haykırışlarımız…

Barışa ve özgürlüğe hasret bir çocuktur içimizdeki düşler,büyü(ye)meyen…

Şiire sığınırız yangın artığı yaşamımızla…

Yazdıkça (k)anarız acılarımızı…

Kanadıkça (y)azar kalemimiz…

HÜKÜMSÜZÜZ…

Apr. 27
 MUSLUMANLARIN BOYKOT  ZAFERi...
 
israilin TEK TARAFLI ATESKES karar? almas?ndaki en buyuk faktor, TURKiYE VE DUNYANIN DiGER iSLAM ULKELERiNDE BAsLATILAN BOYKOT KARARIDIR. ASAGIDA, YAHUDi MALLARININ BOYKOT EDiLMESi iLE YOL ACTIGI ZARARLAR SU SEKiLDE ACIKLANMISTIR.
 
DUNYADAKi MUSLUMAN VE DiGER DiNLERE MENSUP ULKELERiNiN, BOYKOT EYLEMi BASLATTIGINDAN BU YANA, YAHUDi MALLARI VE HiZMETLERi, URETEN VE SATAN FiRMALARA ACTIGI TOPLAM ZARAR, YAKLASIK 
 
""370 MiLYAR DOLAR""  OLARAK ACIKLANDI. 
 
DUNYADA PAZAR PAYLARINI ARASTIRAN SiRKETLER TARAFINDAN YAPILAN BU ACIKLAMADA, EN BUYUK BOYKOT 
EYLEMiNi HiNDiSTANIN, (127 milyardolar) DAHA SONRA iRANIN(62 milyar dolar) VE U?UNCU OLARAK TURKiYE NiN (26 milyar dolar) gercekle?tirdigi kaydedildi. boykotun devam etmesi halinde, ad? gecen firmalar?n, cok zor duruma d?secegi, hatta iflas edebilece?i kaydedildi.
 
yahudi lobileri taraf?ndan ACiL ACiL ACiL ba?l?kl? yaz? ile, ABD h?k?metine verdigi yaz?da; tahmini a
c?klanan bu zarar?n, yahudi mal? ve hizmeti uretip satan firmalar? derin bir sekilde yaralayabilece?i ac?klanm?st?r, musevilerin iVEDi olarak sundu?u yaz?s?nda; ABD hukumetine bu konuda bir girisimde bulunup, israilin ACiLEN, hicbir sart ve kosul gozetmeksizin derhal ateskesi kabul etmesi ve hemen GAZZE den geri cekilmesi isteniyor.
 
zaten zor durumda olan ABD ekonomisine bir darbe de, karar al?nan boykotun bu boyutlara ulasmas? ile gerceklesti. boykotun devam etmesi halinde zor duruma dusecek olan firmalara, israil ve ABD taraf?ndan maddi kaynaklar aktar?lmas?n? ongoren bir projenin uzerinde cal?s?ld??? kaydedildi.
boykotun, mevcut hali ile devam etmesi halinde, yahudi firmalara aktar?lmas? planlanan kaynak miktar?n?n 1 trilyon dolar oldu?u ifade edilen ac?klamada, 
 
boykotun genislemesi ile ABD ve israilin ekonomik bir kaosa suruklenece?i tehlikesine isaret edildi.
 
bu sebeple, ACiLEN ABD ye cag?r?lan israil d?s isleri bakan?na, isgalin 12 saat icinde bitirilip,  en gec 1 hafta icinde GAZZE yi bosaltmas? istendi. bunu yapmad???m?z taktirde, yandas firmalar?m?z?n hepsinin, al?nan boykot karar? ile darbogaza girecegi, ve hatta boykot b?y?rse bataca??, bu sonun ise, ABD ve yahudilerin(israil) bitece?i anlam?na geldi?ini aktar?ld?. FiLiSTiN isGALi iLE BASLATILAN BU BOYKOTTAN ZOR DURUMA GiREN BU FiRMALARIN, ABD VE iSRAiLiN G?C?NE OLAN KATKILARININ UNUTULMAMASI GEREKTiGi KANAATiNE VARILDI.
 
ayn? gunun gecesi, israil, hicbir sart kosmaks?z?n, acilen, tek tarafl? ateskes karar? al?p, 1 hafta icinde de, GAZZE den cekilecegini a??klad?.
 
iste dostlar boykotun gucu bu kadar fazla idi. biz bu yuzden bas bas bag?rd?k. 
 
iSTE BU YuZDEN, BUGUNE KADAR DAGITTIGINIZDAN DAHA FAZLA BU MAiLi DAGITIN LUTFEN. HERSEYi OGRENDiGiMiZi ONLARDA BiLSiN...
 
eger bu boykota devam edip, bunu daha fazla buyutmezsek, gun gelip bu israil pisli?i tekrar sald?racak, onlara oyle bir boykot gosterelim ki, bir daha sald?rmak bir yana, bunu du?unecek cesareti de, paray? da bulamas?nlar..
 
TURKiYE deki yahudi firmalar?n bat?r?lmas? icin gayret gosteren her muslumandan   ALLAH RAZI OLSUN  
...

 BOYKOTA DEVAM...............



y1pEMfmtPieAXyb77zrWP_H6OWrHCyZQHKVmLUl1js7xrnXXzLyTQrKa1XUXHbhDtKP9CN5eSmuyI8anasayfa95395268jr2zk1
           
        
hay_laz@msn.com
          haylazo.groups.live.com
   http://haylazo29fatih.spaces.live.com/ 

         
_______________________________________________________________________________________________________________________windows.live____

SEVGiM SONSUZ ANLAYANA...
                          ASKIM OLUMSUZ YASAYANA...
                                     DOSTLUGUM GERCEK AMA PAYLASMASNI BiLENE...
                                             DERTLERiM  SIRADAN UNUTTURABiLENE.
   


Mar. 25

Xbox Live Recent Games

An error occurred loading this module.

Xbox Live GamerCard

An error occurred loading this module.